Sempati Veteriner Kliniği, Online Evcil Hayvan Sağlığı Ansiklopedisi

 

Sempati Veteriner Kliniği - 0.332 233 43 83 - Konya - İletişim Bilgileri

 

Giriş Sayfanız Yapın - Sık Kullanılanlarınıza Ekleyin - Arkadaşınıza Gönderin

18.07.2018 21:24:54

 

Ana Sayfa >>> Köpek >>> Bir Köpeğin Ağzından

 

Bir Köpeğin Ağzından

 

Bu Konuyu Yazdırın

 

 

Bugün sizlerle paylaştığım öykünün yazarı Jim Willis. Bana, bir hayvan dostu olan İnci Kutay’dan geldi.

 

Yıllardır barınaklara gittiğim ve oradaki durumu çok iyi bildiğimden, hayvancıkların hapsedilmesine karşıyım. Dört ayaklı dostlarımızın insan sıcaklığından mahrum, kışları buz gibi soğuk, yazları ise dayanılmaz sıcakta, önlerine atılan birkaç lokma yiyecekle aç, susuz, tel örgüler ardında perişan olduklarını ve buralarda uzun süre yaşayamayacaklarını da çok iyi biliyorum. Amerika’daki bazı barınaklarda köpeklerin sahiplendirilmek üzere bir süre bekletilip daha sonra uyutulduğu, bilinen bir gerçek. Bizde de bu fikir giderek yaygınlaşmakta. Ancak Allah’ın verdiği canı, ondan başkası alamaz, almamalı.

 

Bir köpeğin ağzından yazılmış bu öykü, büyük bir gerçeği gözler önüne seriyor. Ben gözyaşları içinde okudum ve sizlerle paylaşmak istedim. Bu öyküyü okuyanlar, bu hayvancıkları bir heves uğruna alıp birkaç gün sonra çeşitli bahanelerle sokağa ya da barınaklara terk etmeden önce belki bir kez daha düşünürler dedim kendi kendime...

 

Üzerinden seneler geçti, şimdi hatırlıyorum da, ben yavruyken şirinliklerime katıla katıla güler, beni yavrum diye çağırırdın. Birkaç dişlenen ayakkabı ve katledilen yastığı saymazsak, kısa zamanda senin en vazgeçilmez dostun oldum. Ne zaman bir muzırlık yapsam bana parmağını sallar ve "nasıl yaparsın" diye çıkışırdın. Ne var ki hemen arkasından kızgınlığın geçerdi ve beni yere yatırır, göbeğimi okşardın.

 

Çok meşguldün o aralar... Dolaysıyla tuvalet eğitimim tahminimizden uzun sürdü ama el ele verip üstesinden gelmiştik. Sana sokulup da koynunda geçirdiğim geceleri unutamam. Sen farkında değildin belki ama ben senin rüyalarını ve hayallerini gizlice dinler, bundan daha mutlu olunamayacağına kanaat getirirdim.

 

Beraberce uzun yürüyüşlere çıkar, parklarda koşuşturur, dondurma yerdik, hatırlıyor musun? Bana sadece külahını verirdin dondurma bana dokunur diye. Ve evde senin işten dönüşünü beklerken sırtımı ılık güneşe verir, huzurlu, derin bir uyku çekerdim.

 

Zamanla işinde daha fazla vakit geçirmeye başladın, boş zamanlarında da kendine bir eş aramaya koyuldun. Ben seni her zamanki gibi sabırla bekledim, sana hayal kırıklıkların ve acılarında teselli oldum. Yanlış kararlarını hiçbir zaman kınamadım, her defasında seni büyük bir sevinçle karşıladım. Sonunda birine aşık oldun ve evlendin.

 

BARINAĞA TERK EDİLDİM

 

Ne var ki eşin köpeklerden pek hazzeden biri çıkmadı. Yine de ben onu sevinçle karşıladım ve ona sevgi gösterdim. Mutluydum, çünkü sen mutluydun. Sonra insan bebekler geldi aramıza. Yeni yavruların heyecanını sizinle aynen paylaştım. Onların pespembe yumuşacık tenleri, mis gibi bebek kokuları beni heyecanlandırıp hayran bırakıyordu. Ben de onlara annelik etmek istiyordum. Ne yazık ki -her nedense- hem eşin hem de sen onlara zarar vereceğime kanaat getirdiniz ve beni ayrı bir odaya kapattınız hep. Oysa ben sevgiden mahrum kaldıkça, onlara olan sevgim daha çok arttı. Bilemediniz hiç.

 

Çocuklar büyüdükçe onların en yakın dostu oldum. Tüylerime tutunup tombul bacaklarının üzerinde ilk adımlarını attılar, minicik parmaklarını gözlerime soktular, kulaklarımın içini karıştırdılar, burnuma öpücükler kondurdular. Gerektiğinde onları hayatım pahasına korumaya hazırdım. Ama bu arada senin dokunuşuna ise hasret olmuştum. "Köpeğin var mı?’ sorusuna, cüzdanından resmimi çıkarıp, hakkımda şirin hikayeler anlattığın zamanlar artık geride kalmıştı. Senin köpeğin olmaktan çıkıp, itin biri oldum; bana yaptığın her masraf sana batmaya başladı.

 

Sonunda da başka bir şehre tayinin çıktı. Yeni apartmanınızda sana ve ailene yer vardı ama bana yoktu. Ailen için en doğru kararı verdin belki ama unutma ki, bir zamanlar ailen sadece benden ibaretti.

 

Son araba gezintimize çıktığımızda heyecanlıydım. Ta ki barınağa varana kadar. Barınak köpek, kedi, korku ve umutsuzluk kokuyordu. Gereken evrakları doldurduğunu ve "ona çok iyi bir ev bulacağınıza eminim" dediğini hatırlıyorum. Omuz silkip sana karamsar bir bakış attılar. Onlar orta yaşlı, terk edilen bir köpek veya kedinin akıbetinin farkındaydılar.

 

Oğlunun tasmama yapışan elini zorla açmak zorunda kaldın. Çığlık çığlığa haykırmasına aldırmadın belki ama ben onun adına hem üzüldüm hem de çok endişelendim. Endişem, ona o anda arkadaşlık, sadakat, sevgi ve sorumluluk, bir cana duyulan saygı konusunda vermiş olduğun hatalı hayat dersinde yatıyordu. Başıma son bir kere dokunup bana veda ettin, göz göze gelmemeye özen gösterdin. Gitmen gereken yerler, yetişmen gereken işler vardı ve zaman aleyhine çalışıyordu nasıl ki şimdi de benim aleyhime çalıştığı gibi.

 

Sen ayrıldıktan sonra, barınaktaki iki tatlı kadın taşınacağını aylar öncesinden bildiğin halde bana uygun bir yuva bulmak için en ufak bir çaba sarf etmediğinden yakındılar. Sadece üzüntü içinde başlarını sallayıp, "Nasıl yaparsın" diye sordular arkandan.

 

Barınakta, zamanları izin verdiği ölçüde bizimle ilgileniyorlar. Bizi besliyorlar tabii ki ama bende iştah falan kalmadı. Önceleri ne zaman biri kafesime yaklaşsa sensindir diye kafesin önüne koşardım. Belki kararını değiştirdin, belki bunların hepsi kötü bir rüyadan ibaretti veya belki bana acıyan biri beni kurtarmaya gelmişti... Ama anladım ki, şirin yavru köpeklerle bu konuda yarışmam söz konusu bile değil. İşte o zaman kaderime razı olup köşeme çekildim ve akıbetimi beklemeye koyuldum.

 

VE ÖLÜM...

 

Önce ayak seslerini duydum onun. El ayak çekildikten sonra beni kafesimden çıkardı. Onu uslu uslu koridorun sonundaki odaya kadar takip ettim. Sessiz, sakin bir odaydı. Beni yavaşça kaldırdı ve masanın üstüne koydu, başımı okşadı, kulaklarımın arkasını kaşıdı, tasalanmamamı söyledi. Kalbim heyecanla çarpıyordu ama aynı zamanda içimi de sonsuz bir huzur kapladı. Sayılı günlerim dolmuştu demek ki... Kendimden çok onun için üzülüyordum. Üzerindeki yük çok ağırdı, onu eziyordu ve beraberliğimiz süresince senin de her ruh halini anladığım gibi onun da içinde bulunduğu durumun farkındaydım.

 

Eli çok hafifti, gözünden akan yaşları görmesem, ön patimdeki damarıma bağladığı turnikeyi nerdeyse fark etmeyecektim bile. Seneler önce seni de teselli ettiğim gibi, hafifçe elini yaladım. İğnenin ucunu usulca damarımdan içeri kaydırdı. Önce hafif bir sızı, arkasından damarlarımda dolaşmaya başlayan buz gibi sıvıyı hissettim.

 

Kafam ve gözlerim ağırlaştı ve onun merhamet dolu gözlerine bakarak son defa "Nasıl yaparsın" diye fısıldadım. Belki de benim lisanımı anladığı için, "Ne kadar üzgünüm bilemezsin" diye cevap verdi. Bana sarıldı, beni çok daha huzurlu ve güzel bir yere göndermekte olduğunu anlatmaya başladı. Öyle bir yer ki, bir daha ne ihmal edilecek ne acı çekecek ne de kendimi korumak zorunda kalacaktım. Öyle bir yer ki, sevgi ve ışık içinde, bu sefil dünyadan daha farklı güzellikte bir yerdi...

 

Son nefesimle kuyruğumu son bir kez sallayarak, "Nasıl yaparsın" derken onu kastetmediğimi anlatmaya çalıştım. Kastettiğim sendin, canımdan çok sevdiğim sahibim! Seni her zaman anacağım, sonsuza dek bekleyeceğim, bunu bil. Son dileğim, hayatındaki herkesin sana benim gösterdiğim sadakati göstermesi.

 

 

 

 

Bu yazı 3417 kez okunmuştur.

 

KÖPEK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER YAZILAR :

Köpek  Bağışıklık Sistemi  (3210)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Köpek  Köpek Beslenmesinde Yapılan Hatalar  (3211)

Köpek  Köpeklerde Tuvalet Eğitimi  (3211)

Köpek  Kırım - Kongo Kanamalı Ateşi  (3212)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Köpek  Köpeklerde Bademcik İltihabı  (3212)

Köpek  Yavru Köpek Alırken...  (3213)

Köpek  Zoonoz Hastalıklar ve Sağlığımızdaki Önemi  (3215)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Köpek  Doberman  (3216)

Köpek  Köpek Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir ?  (3216)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Köpek  Köpek Almadan Önce...  (3216)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Kısayollar :

 

Ana Sayfa - Köpek - Kedi - Kuş - Tavşan - Hamster - Kaplumbağa - Balık

 

Köpek Irkları - Kedi Irkları - Kuş Irkları - Tavşan Irkları - Hamster Irkları - Balık Irkları

 

Köpek İsimleri - Kedi İsimleri - Kaplumbağa İsimleri

 

 


 

Sitedeki her türlü bilgi, kaynak gösterilmek koşuluyla ticari amaçlar dışında her türlü paylaşıma açıktır.

 

 

 

 

© Copyright 2007-2018 - SempatiVeterinerKlinigi.net - Her Hakkı Saklıdır - Proje : Sempati Veteriner Kliniği

 

Sempati Veteriner Kliniği

 

 

Site Haritası

 

  DİKKAT ! Bu sitede verilen bilgiler sadece tavsiye veya bilgilendirme amaçlıdır. Hiç bir zaman bir veteriner hekimi tavsiyesi niteliği taşımaz, veteriner hekimi tavsiyesi yerine geçemez. Site içeriğinin tümü, her ne kadar özenle seçilmiş bilgilerden oluşsa da, site tasarımcısı, bilgi kaynakları, proje sorumlusu, editörler ve sitenin hazırlanması ve yayınında görev almış diğer tüm kişiler olarak, içeriğimizdeki bilgilerin kesin olarak doğru olduğunu iddia etmiyor, bir bölümü ya da tümü yanlış veya hatalı olabilecek içerik için kesinlikle sorumluluk kabul etmiyoruz. Evcil hayvanınızın sağlığı için, kesinlikle bir veteriner kliniğine giderek, veteriner hekiminden tavsiye ve bilgi almanız gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Gerek içerik sağlayıcımız, gerekse bizler, bu sitede verilen bilgilerin kullanımı sonucunda doğabilecek her türlü olumsuzluğun sorumluluğunu açıkça reddediyor, her ne şekilde olursa olsun, bu siteye giren herkesin, bu uyarıyı okumuş olduğunu kabul ediyoruz.