Sempati Veteriner Kliniği, Online Evcil Hayvan Sağlığı Ansiklopedisi

 

Sempati Veteriner Kliniği - 0.332 233 43 83 - Konya - İletişim Bilgileri

 

Giriş Sayfanız Yapın - Sık Kullanılanlarınıza Ekleyin - Arkadaşınıza Gönderin

26.09.2018 18:41:29

 

Ana Sayfa >>> Kedi >>> Hayvanların Kan Grupları

 

Hayvanların Kan Grupları

 

Bu Konuyu Yazdırın

 

 

Çeşitli kan kayıplarında yaşam kurtarıcı olarak, canlıya kan verilmesi ya da bazı olaylarda tüm kanın değiştirilmesi gerekmektedir. Böyle durumlarda, gelişigüzel yapılan kan aktarmalarında, bazı kez hiçbir şey olmadığı halde, bazı kez ölümlerle sonuçlanan belirtiler görülmüştür. Komplikasyonların nedenleri üzerinde yapılan araştırmalar sonunda, alyuvarların birbirleriyle birleşerek yığınlar yaparak çöktükleri(aglütinasyon),ve daha sonra da eridikleri (hemoliz) açıklanmıştır.

 

Aglütinasyon olayının alyuvarların üzerinde bulunan antijen ( reseptör ) ve plazmada bulunan antikor faktörlerinden ileri geldiği saptanmıştır. İnsanların kanları taşıdıkları antijenlere göre 4 gruba ayrılır. A,B,AB,O şeklinde. Ancak kan aktarmalarında reaksiyon oluşmaması için, bu 4 çeşide yönelik gruplandırma yeterli değildir. Ayrıca Rh faktörü açısından da değerlendirme yapmak gerekir. İnsanların kanı, bu 4 farklı gruptan başka kanında Rh faktörü bulanan (Rh pozitif)ve bulunmayan (Rh negatif) şeklinde ikiye ayrılır.

 

İnsanlarda, kan grupları ve Rh faktörünün belirlenmesinde üç adet anti-test serumu kullanılır.

 

Her hayvan türünde kan grupları farklı olduğu gibi, hayvanlarda kan grupları faktörlerinin (insanlardaki Rh faktörü gibi) sayısı da çok fazladır.Örneğin sığırlarda 11 kan grubu, 51 kan grubu faktörü vardır. Bu, sığırlarda kan gruplarının saptanması için, özel antikorlu 51 test serumunu gerektirir. Atlarda 19, koyunlarda 6, tavuklarda 7 çeşit kan grubu vardır.

 

Amerika`da ve Avrupa`da, hayvanların kan gruplarını belirleme üzerinde çalışan, laboratuvarların sayısı sınırlıdır. Köpeklerde kan gruplarının belirlenmesine yönelik çalışma ve yayınlar 1950 lerde başlamıştır. Kan gruplarının ırklara göre dağılımı çalışmaları halen sürmektedir. Köpeklerde alyuvarlarında 7 çeşit antijen, plazmalarında ise 11 çeşit antikor, ve 14 farklı kan grubu faktörü belirtilmiştir. Kedilerde A,B,AB şeklinde kan grupları saptanmıştır. Kan grupları açısından en sık görüleni kedilerde A grubudur. Kedilerin Avusturya`da %96`sı, İngiltere`de %97`si, Finlanda`da %100`ü, Fransa`da% 85`i, Almanya`da %94`ü, İtalya`da % 87`si, Hollanda`da% 95`i,İsviçre`de%99`u,Avustralya`da %73`ü, Japonya`da %89`u ve Amerika`da % 99`u A grubundadır. Irklarda da en çok görülen grup A şeklindedir. Örneğin Siyam ve Burmese kedilerinin % 100 `ü yapılan çalışmalarda A grubu olarak belirlenmiştir. British Shorthair % 58 ile B grubundandır. (1) Kan gruplarını belirlemek için, uzmanlar tarafından hazırlanan özel test serumlarının pratisyen hekimler için kullanımı pratik değildir.

 

Klinik kullanımda kan aktarımı; hayvanlarda kan aktarmalarının zorunlu olduğu durumlarda, alıcı ve vericinin kanlarının birbirine uygunluğunun saptanması amacıyla çapraz karşılaştırma deneyi yapılır. Bu deneme, hemoliz ve aglütinasyon olaylarının kontrolünü sağlayan pratik bir yöntemdir. Fakat laboratuar koşullarında yapılacak çalışmalarla kıyaslanırsa, eksik bir çalışma olarak çok güven verici değildir. Ancak, örneğin kediler için A grubu insidansının yüksekliği düşünülecek olursa kan aktarımının oluşturacağı riskin azlığı ortaya çıkar. Amerika`daki köpeklerin ise % 60`ı A grubundandır.

 

Akut kan kayıplarında, dolaşım volümünü sağlamak için, plazma ve doku sıvıları arasındaki dengeyi bozmayan kristalloid solüsyonlar (Laktatlı ringer, izotonik NaCl gibi serumlar) kullanılabilir. Amaç kanın oksijen taşıma kapasitesini yerine koymak ise ya da alyuvarların sayısı oksijen taşıma kapasitesini sağlayamayacak derecede azalmışsa, (Hemotokrit olarak bilinen eritrosit hacmi %20`nin altına düşmüşse) o durumda kan aktarımı daha uygun olur. Taze kan, taze plazma (kanın şekilli elemanları dışında kalan saman rengindeki sıvı kısmı diğer adıyla kan serumu), ya da donmuş plazma kullanılır. Kan aktarımı vücut sıcaklığında uygulanır. Kan verici olarak kullanılabilecek hayvanlarda belli özellikler aranır. Örneğin, köpek 25 kg ve üstünde olmalıdır. 2-8 yaşları arasında olmalıdır. Hemotokrit %40 veya üzerinde olmalıdır. Düzenli olarak aşılanmış olmalıdır. Klinik olarak sağlıklı olmalıdır. Bir kerede 20 ml/kg`dan fazla kanı alınmamalıdır. İkinci bir kan alınımı için en az 3 hafta geçmelidir.

 

Kedi ise, 5-7 kg arasında olmalıdır. 2-8 yaş arasında olmalıdır. Hemotokrit %38 ve üzerinde olmalıdır. Düzenli olarak aşılanmış ve klinik olarak herhangi bir hastalığı taşımıyor olmalıdır. 11mg/kg kan en az 3 hafta ara ile genel anestezi altında alınır. Kan gruplarının uygunluğunu saptamak için prensip olarak vericinin kanında alıcıda ters etki yaratacak antijenin olup olmadığı saptanır. Alıcının kan serumu ile vericinin özel işlemden geçirilmiş kan alyuvar süspansiyonu karşılaştırılır. (eşit miktarlarda) Birkaç dakikalık santrifüj ya da 37 derecede yarım saatlik inkübasyon sonrasında görülen hemoliz ya da aglütinasyon aradaki geçimsizliği gösterir. Tüpte reaksiyon olmaması ise uygunluğu gösterir.

 

Uygun olmayan kan verildiğinde, ilk uygulamada köpeklerde daha az reaksiyonlar çıkmasına karşın kedilerde ciddi akut reaksiyonlar gözlenir.(1)Akut - ımmun kan aktarımı reaksiyonları; hemoblobinemi, hemoglobinüri, lökositozis, eritrofagositozis şeklinde olup klinik açıdan, hipotansiyon, huzursuzluk, salivasyon, kusma, idrar ya da dışkı tutamama ve ateş olarak yansır. Bu belirtiler yüksek volümlü kristaolid sıvı sağaltımları, glukokortikoid uygulamaları ile tedavi edilebilirse de, şok, ürtiker ve ölüm ile de sonuçlanabilir. Gecikmeli reaksiyon oluşursa, hemolize bağlı biluribinemi gözlenir. Non-ımmunolojik reaksiyonlar ise genelde bakteriyel kontaminasyonlarla ortaya çıkar ve ateşle kendini gösterir. Antbiyotik ve ateş düşürücülerle tedavi edilir. Bazen kızarıklık, kaşıntı gibi ürtikerle kendini belli eden reaksiyonlar da gözlenir. Bunlar vericinin plazmasındaki IgE gibi biyoaktif aminlerle ilgilidir. Allerjik reaksiyonlardır. Bu durumda antihistaminikler kullanılır. Kan verirken alıcıda oluşabilecek durumlar; huzursuzluk, taşikardi, solunum güçlüğü, siyanoz, gibi belirtiler kan verirken aşırı yüklenildiğini işaret eder.

 

Kısacası, hayvanlarda kan gruplarının çeşitliliği ve ticari olarak kan gruplarını ortaya koyan ayıraçların olmaması tip belirlenmesi ve karşılaştırmayı zorlaştırır. Klinik uygulamalarda kan kaybı ile gelen vakalarda kristaloid serumlar, eksilen kan volumunu tamamlamada daha emin ve güvenli tedavi şeklidir. Ancak bu kan aktarımının mümkün olmadığı anlamına gelmez. Gerektiği koşullarda alıcı ve verici açısından  ön görülen kontroller yapıldıktan sonra kan aktarımı sağlanabilir.

 

Alıntı : Dr. Gülay Kabasakal Ertürk

 

 

 

 

Bu yazı 6304 kez okunmuştur.

 

KEDİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER YAZILAR :

Kedi  Yılbaşı Tehlikelerinden Koruyun  (3949)

Kedi  Kedilerde Göz Enfeksiyonları  (3959)

Kedi  Önemli Durumlarda İlkyardım !  (3961)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Kedi  Bazı Cinse Bağlı Tıbbi Sorunlar  (3961)

Kedi  Kedilerde Okşanmaya Bağlı Saldırganlık  (3964)

Kedi  Süper Kedi Paspas - 1  (3965)

Kedi  Kedi ve Köpeklerde Mevsime Bağlı Tüy Dökülmesi  (3968)

Kedi  Sağlıklı Bir Yaşam İçin 'Kediotu'  (3968)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Kedi  Neden Kısırlaştırmalıyım ?  (3969)   Bu İçerik Veteriner Hekimi Tarafından Eklenmiştir!

Kedi  Zehirli Bitkiler  (3969)

Kısayollar :

 

Ana Sayfa - Köpek - Kedi - Kuş - Tavşan - Hamster - Kaplumbağa - Balık

 

Köpek Irkları - Kedi Irkları - Kuş Irkları - Tavşan Irkları - Hamster Irkları - Balık Irkları

 

Köpek İsimleri - Kedi İsimleri - Kaplumbağa İsimleri

 

 


 

Sitedeki her türlü bilgi, kaynak gösterilmek koşuluyla ticari amaçlar dışında her türlü paylaşıma açıktır.

 

 

 

 

© Copyright 2007-2018 - SempatiVeterinerKlinigi.net - Her Hakkı Saklıdır - Proje : Sempati Veteriner Kliniği

 

Sempati Veteriner Kliniği

 

 

Site Haritası

 

  DİKKAT ! Bu sitede verilen bilgiler sadece tavsiye veya bilgilendirme amaçlıdır. Hiç bir zaman bir veteriner hekimi tavsiyesi niteliği taşımaz, veteriner hekimi tavsiyesi yerine geçemez. Site içeriğinin tümü, her ne kadar özenle seçilmiş bilgilerden oluşsa da, site tasarımcısı, bilgi kaynakları, proje sorumlusu, editörler ve sitenin hazırlanması ve yayınında görev almış diğer tüm kişiler olarak, içeriğimizdeki bilgilerin kesin olarak doğru olduğunu iddia etmiyor, bir bölümü ya da tümü yanlış veya hatalı olabilecek içerik için kesinlikle sorumluluk kabul etmiyoruz. Evcil hayvanınızın sağlığı için, kesinlikle bir veteriner kliniğine giderek, veteriner hekiminden tavsiye ve bilgi almanız gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Gerek içerik sağlayıcımız, gerekse bizler, bu sitede verilen bilgilerin kullanımı sonucunda doğabilecek her türlü olumsuzluğun sorumluluğunu açıkça reddediyor, her ne şekilde olursa olsun, bu siteye giren herkesin, bu uyarıyı okumuş olduğunu kabul ediyoruz.